
ZİNNUR TİRYAKİ |
İŞTE BURASI ERZURUM
Kışı uzun ve sert, insanı mertmi mert.
İşte burası Erzurum....
Kiminin tesadüfen,kiminin zorunlu geldiği,
Uzaklığı ile burukluk,yaşandıkça duruluk sunan.
İşte burası Erzurum......
Tedirgin gelip de rahatlık bulduğun,
Dilde destan anılarla dolduğun.
İşte burası Erzurum.....
Bir süre de olsa yaşayacağın,
Yıllarca adını taşıyacağın.
İşte burası Erzururm.....
Hasretlerle dolacağın,
Daha güçlü olacağın.
İşte burası Erzurum.....
Kışı karı ayazıyla,
Rahat edeceğin yazıyla.
İşte burası Erzurum.....
Dostlar,dostluklar bulacağın,
Sonsuz mutlu olacağın.
İşte burası Erzurum.....
Müziğin sanatın ruhu bedeni,
Gizli güzelliklerin nedeni.
İşte burası Erzurum......
Beraber olduğumuz toprak,
Beraber doyduğumuz toprak.
İşte burası Erzurum.....
Gurbeti sılaya çeviren,
Hasreti kökten deviren.
İşte burası Erzurum.
|
|
----------------------------------------------------------------------------------------
---------------------------------------------------------------------------------------- |
|

ÖMER TEMEL
|
DUYİRMİSİZ UŞAHLAR
Dıllo mustafanın hıyarlarıni,
Çalir çalir yiyirmisiz uşahlar,
Caggıl Heyri gilin davarlarıni,
Gırhir gırhir geyirmisiz uşahlar.
Palandöken beyaz ata binende,
Geceleri gurt gapiya yenende,
Tarla tapan gar altına sinende,
Horul horul uyirmisiz uşahlar.
Lapa lapa gar yağanda ovaya,
Çatır çatır buz dolanda kovaya,
Hızzeginen legeninen tarlaya,
Çıhir çıhir gayirmisiz uşahlar.
Gollo gollo bağıranda itlere,
Yarış yaptıranda yavuz bitlere,
Hayın oğli hayın anarşitlere,
Ana avrat sayirmisiz uşahlar.
Allah Peygambere bişe diyeni,
Gıçının üstünde etek geyeni,
Milletin içinde oruç yiyeni,
Hudey sille döyirmisiz uşahlar.
Heç heberi yohken elin gızıni,
Alıp arkadaşdan ara gazıni,
Yengez olur diye sürüp izini,
Ona buna öyirmisiz uşahlar.
Bülür bülmez garışanda işine,
Bozar sahap çıhmaz malın leşine,
Çiftelerde turistlerin peşine,
Van tu tıri söyirmisiz uşahlar.
Hani yaylam hani senin ezelin,
Erhamından görünürmi güzelin,
Yanık seslerinden tatyan gezelin,
Durir durir diyirmisiz uşahlar.
Fırfıligi gabaradan tutanda,
Şuk durirmi gınga üsdi atanda,
Aşşıh enekeyi sağ sol dartanda,
Taggıç mire goyirmisiz uşahlar.
Bacalarda gıllananda aç gibi,
Köşke gidip sallananda uç gibi,
Birbirize haylananda goç gibi,
Gumbuzuzi eyirmisiz uşahlar.
Herayi molladan sekseke gidip,
Fitbol oyniyanda rakibi didip,
'Ebe sen' diyende cığızlık edip,
Gine ele cayirmisiz uşahlar.
Kuzine sobanın tıssik isini,
Tortum’un olmamış domatesini,
Gala’nın közleme patatesini,
Yana yana soyirmisiz uşahlar.
Bugün gine içten içe ağırdım,
Hayalimde benden beni çağırdım,
Odduz sene evveline bağırdım,
Ula vilov duyirmisiz uşağlar.
|
|
--------------------------------------------------------------------------------------------
-------------------------------------------------------------------------------------------- |

Ozanoğlu |
Çogu Bitmiş Erzurum’un
Çıktım baktım Erzurum’un dağına,
Kış bitmiş te kar izleri bitmemiş,
Gözüm daldı gençliğimin çağına,
Düş bitmiş te yar izleri bitmemiş.
Karşı köyden bir emice göründü,
Kavruk yüzlerine elem büründü,
Sordum hallerini biraz derindi,
İş bitmiş te ter izleri bitmemiş.
Ovalar kurumuş sanki harp olmuş,
Hasandede dağı daha sarp olmuş,
Agop bakkal olmuş kasap Sırp olmuş,
Beş bitmiş te kör izleri bitmemiş.
Kalenin dibine beton dökmüşler,
Birkaç ağaç vardı tutup sökmüşler,
Çeşmeler kurumuş boyun bükmüşler,
Taş bitmiş te sur izleri bitmemiş.
Bilirim eskiden böyle değildik,
Tamaha aldandık mala eğildik,
Açık nefret ettik gizli sevildik,
Hoş bitmiş te kur izleri bitmemiş.
Bar tutardı dadaşlarım el ele,
Kıyamet kopmazdı yoktu velvele,
Barbaşı küseli beyaz mendile,
Baş bitmiş te ser izleri bitmemiş.
Ozanoğlu o günleri yad eder,
Zannetmeyin kötü diye ad eder,
Erzurum’u yüreğinde od eder,
Yaş bitmiş de nar izleri bitmemiş.
|
|
--------------------------------------------------------------------------------------------
-------------------------------------------------------------------------------------------- |

Nurullah ÖZKILIÇ |
DADAŞ MÜHRÜ
Dadaşın
gönlünden
selam
sizlere,
Şehr-i
mübarek’te
dadaş
mührü
var.
Tevhid
nakış
olmuş
saza,
sözlere,
Vatan
toprağında
dadaş
mührü
var.
Vatanı
korudu,
Moskof,
Yunan'dan,
Destanı
yazıldı
sel
gibi
kandan,
Dadaştır
bu
geçer
din
için
candan,
Camide,
mihrapta
dadaş
mührü
var.
Dostuna
dost
olur
alperen
tipi,
Duruşu
hançerdir
çelik
yay
gibi,
Düşman
karşısında
kasırga
tipi,
Mertlik
ocağında
dadaş
mührü
var.
Yiğitler
harmanı
olmuş
meydanı,
Evliya
yurdudur,
şehit
her
yanı,
Düşenin
dostudur
dadaşı
tanı!
Erlik
meydanında
dadaş
mührü
var.
Bir
güldür
dadaşım
dağlar
başında,
Sevda
kaynar
ocağında,
aşında,
Mertlik
vardır,
toprağında,
taşında,
Sevda
bahçesinde
dadaş
mührü
var.
Bin
bir
hatim
süsler
gönül
sarayın,
Nur,
fazilet
mutlak
burda
arayın,
Erzurum'u
karış
karış
tarayın,
Şehr-i
mübarek’te
dadaş
mührü
var.
Tarih
ta
ezelden
hayran
dadaşa,
Dadaşı
getirin
taç
olsun
başa,
Yazılsa
yeridir,
mermere,
taşa,
Vatan
destanında
dadaş
mührü
var.
İNSAN NEREDE
Kültür hayatımız felç oldu beyler!
Muhteşem tarihim, destan nerede?
Kayboldu aradan hanedan köyler,
Kalktı izzet, ikram mihman nerede?
Tarihim, mefkûrem engin mirasım
Per perişan oldu gönül kafesim,
Yüksek idealde yoktur hevesim,
Cephede can veren civan nerede?
Batının şarkısı, tepinme dansı,
Örnek gösterildi gâvurun hansı!
Ekranda folklorun kalmadı şansı,
Gönüller fetheden ozan nerede?
Her gün ayrı âlem fuhuş, rezalet,
Utanır bakmaya büyük bir zillet,
Nereye gitmekte bu asil millet,
Terbiyem, iffetim, irfan nerede?
Gönül bağlarından çiçek derenler,
Nerde kaldı sohbet eden erenler?
Vatan için tatlı canın verenler,
Hani yiğitlerim kurban nerede?
Nice bahar geçti açmaz nergisler,
Ruhtan yoksun kaldı solgun benizler
Gün gelir ki, yelken açar denizler.
Barbaros misali kaptan nerede?
Gönül sultanları Yunus, Mevlâna,
Gelmez oldu artık bizim ekrana,
Sen yalvar Nurullah ulu Rahman'a,
Alperen misali insan nerede?
Nurullah ÖZKILIÇ
|
| |
|
|
|