'' Ne Mutlu Türküm Diyene ''

  Mustafa Kemal Atatürk

                       ERZURUMLULAR  BİRLEŞİM DERNEĞİ            

  Ana Sayfa

Başkandan Mesaj

Yönetim Kurulu

Derneğimiz

Misyon  ve Vizyonumuz

Derneklerimiz

Faaliyetlerimiz

Kurslarımız / Eğitim

İletişim / Adres

İstanbul'daki Erzurumlular

Yazar ve Şairlerimiz

 
  Erzurum  Bilgi

Erzurum'un  Adı

Erzurum'un Tarihi

Coğrafi Yapısı

İlçe Ve Köylerimiz

 
  Dergi  

Dergi imtiyaz
Kurullar
Abonelik şartları
Reklam verme
Makale / yazı gönderme 

 
 Harita  Video   Film

Erzurum  Haritası

Erzurum Tanıtım Filmi

 
 Erzurum  Haber

 
 Adres    İletişim

Şirinevler  Mahallesi

Maraşal Fevzi  Çakmak  Caddesi 3. Sokak     No  16

Bahçelievler  / İst

 

Telefon : 

0212    639 25 20 

0212    639 25 22

 

Altıma İşirem

Gullebi Turan'la Tilki Mevlüt çok içmişler. Sarhoş olmuşlar.
Bir duvarın dibine ikiside def'i hac-et etmek için yaslanmışlar.
Turan, Tilki Mevlüd'e demişki,
—Ola Mevlüt elimde bişe görirmisen, o da demişki;
—Yooooğ bişey oğlum demiş.
Turan derki,
—Eleyse yandım oğlum,altıma işirem!

 

 

--------------------------------------------------------------------
Palandöken gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Şener anlatıyor:
Erzurum havaalanında yolcular uçağa binmişler. Kapılar kapanmış ve hostes "Sayın yolcular" demiş:
— Lütfen kemerlerinizi bağlayınız.
Kimse bağlamamış. Hostes "durumu" pilota anlatmış. Pilot, mikrofonu eline almış:
— Hele dadaşlar, kemerlerinizi bağlayın da havalanah.
Herkes bir anda kemerlerini bağlamış. Hostesin şaşkınlığını gören pilot şöyle demiş:
— Erzurumlu, ganayahli (kadın) lafiyla iş yapmaz.

 

--------------------------------------------------------------------

 

Teyo yine bir gün heyecanla anlatmaktadır:

Rahmetli Atatürk, İsmet İnönü birde ben Suriye sınırına ava gettiğ, elimizde mavzerler var, birde ne görim havada bir bölük durna dönüp durir, hemen nişan aldığ ilkin Kemal Atatürk ateş etti, ama vuramadi, sonra İnöni atdi oda vuramadi, ben elime mavzeri alıp ya Allah Bismillah diyip tetige toğundum, birde bağdım bir bölik durna ayağımın dibine düşti, hemen Kemal Atatürk yanıma gelip sırtımı sıvazladi "Aferim Teyo eyi atıcıymışsan" dedi.
 

--------------------------------------------------------------------

Bir zamanlar yol vergisi vardı. Ya yol vergisi vereceksin ya da yol işinde çalışacaksın. İki Tortumlu hem vergi verememiş hem de işten kaçmışlardı ki yolda jandarmayla karşılaştılar.

-Dipkoçanızi verin bahim!

-Yohdur.

-Adın ne?

Tortumlu, arkadaşının gözlerine bakıp bir işaret verdi. Adlarını da söylemezlerse kurtulacaklardı.

-Ola benüm adım neydi Memmed?

-Ben ne bülim Ehmed!

 

 

--------------------------------------------------------------------

İran'da şah devrilmiş Humeyni başa geçmiştir. Şahın yakın korumalarından biri Türkiye’ye kaçar.

Gelir Erzurum'a Cumhuriyet caddesindeki bir otele yerleşir.

Ertesi gün 12 Mart'tır kar tipi soğuk ki maazallah donarsın.

Acem şaşırır kalır tedariksizdir, üzerinde yalnız bir ceket vardır. Eski hükümet konağının önüne gelir ki bir şenlik bir bayram. Dadaşlar oynuyor davullar çalıyor.

İranlı merak eder birini çevirip sorar;

“Eğeee siz neylersiz burda?”

Erzurumlu cevap verir;

“Bu gün bizim mutlu günümüz gardaş, Erzurum’u düşmandan kurtardığımızın günüdür.”

Soğuk iliklerine kadar işleyen İranlı Dadaşa bakar ve der:

“Ay gardaş siz neye sevinirsiz ki bırahın da onlar sevinsin”

 

--------------------------------------------------------------------

Kongre caddesinde Hamza diye bir meczup vardır. Kahvelere su taşır. Küllükleri yere döker sonra yerleri temizler. Çöpleri döker. Kahvecilerde ona ekmek peynir sigara verirdi. Başka da bir şey almaz zaten.

Bir gün kahve dolu. Hamza sobanın kenarında ısınmakta. İçeri bir dilenci girer
-"Allah Rızası için bir sadaka. Ümmeti Muhammed bir sadaka" der.

Dilenci Hamza'ya yaklaştığında başını kaldırır:
- "Ola burda Ümmeti Muhammet yok. Burasi hep Tortumli. Sen yukarki kahvelere bak."

 

--------------------------------------------------------------------

Erzurumlu avukat olmuş bir avukat hanımla evlenmiş
İstanbul'a yerleşmiş bir yazlık almış. Duymuş ki annesi romatizma olmuş. Telefon açmış demiş ki:
—Ana cel bizim yazlıhta ayahların kuma sohah romatizmalaran ey gelir.
Annesi de demiş ki,
—Oğlum zeten bende İlicede üzme öğrendim,celim hem de üzerem.
Annesi İstanbul’a gitmiş plajda oğlu ile gelini üstlerini değiştirirken,annesi hemen mayosunu giymiş denize girmiş.Oğlu birde ne görsün annesinin mayosunun önünde ERZURUM ŞEKER FABRİKASI yazmaz mı?
Oğlu anasına derki,
—Ana ayıp, arkan dön, arka dön, der.
Kadıncağız hemen arkasını döner, döner de.Oğlu bir de ne görsün arkasında da, kocaman puntolarla NET 50 KG
 

--------------------------------------------------------------------

 

 

 

 

 

    

 

 Önemli  Linkler

Erzurum  Valilik

Büyükşehir Belediyesi

Atatürk Üniversitesi

Milli Eğitim Müdürlüğü

Meteoroloji Bölge Müd.

Veteriner Kontrol ve

Araştırma Enstitüsü

İl Sağlık Müdürlüğü

Emniyet Müdürlüğü

Türk Telekom Erzurum

 
 Universiade 2011

 

Erzurum Universiade 2011

 
  ATATÜRK  KÖŞESİ

 Hayatı

  İlkeleri

 Anıtkabir

 
  Kültürümüz

Kadayıf Dolması

Çağ Kebap

Den Çorbası

Oltu Taşı

Cirit Sporu

Bar / Halk Oyunları

Nene Hatun

Fıkralar

Türkülerimiz

Şiirlerimiz

  Tayyip İde  ( Teyo )

  Gullabi  Turan)

 
  Eğitim / Spor

Atatürk

Üniversitesi

 

 

Erzurum 

Spor